- bu mevzuyu gündeme ilk getiren: sudesu
küçük iskender in bütün şiirlerini anlayabilmek
yorumlar, sorular, öneriler
küçük iskender in bütün şiirlerini anlayabilmek konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.






işiniz gücünüz mü yok allaaşkına hiç de güzel değil şiirleri istisnalar var belki ama kaide kaidedir.
Lanet bir kasırga mıdır? Ayrılık bilanço mu? Ben kimi üzersem serinlerim,sersemlerim? Ruhu bozuklarla hangi yanlışı doğruya çevirebilirim ; ben , gidebilir miyim?
Kısa filmler var hayatımda, yönetmeni özürlü.Yönetmeni ruha özürlü. sevmek,vakitsiz misafir: Kanıtlanamayacak yaranın su gibi geceye karışıp akışı.Oturup yazmış bir sarı tavşan:S a n a
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden sesleniyorum...
seni seviyorum demek bu kadar basite alınmışken hazır, bende kek yaptım.
evet fırsatçı sevgilim demen gibi hoş değildi, güvenemiyorum demen
ama ben yine küçükken oynadığım çubuklarıma göz attım
susmak, oyun oynamaktan daha zordu, kaçındım.
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden bakıyorum...
dişlerin çürümüyor, dudakların hep güzel, saçın boyada olsa idare eder
zaten kadavra aşkları yaşatmaya çalışmıştık, ben dürüstçe soluyordum, sende neşter.
ben umarsamazca ağlarken içimde,
sen üç nokta bir okulundan mezun olmuşçasına coşkulu,
tersten bakmak tersliğin iki uzvu.
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden kızıyorum...
serin kumlardan, kızgın denizlere atlamak gibidir
idealist yaklaşımlarla sosyopat bakmak aşklara, anlamadın,
zaten benim ki musalla taşına ağlayan bir çocuğun kalbinden akan umuttu.
yanaklardan özgürlük aksın diye şakaklara dayanır mı ki silah, dayamadım,
isteklerimi keşke müsvette bir kağıda yazmasaydım.
gördün mü yine kızamadım....
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden itiraf ediyorum...
ben yavaş yavaş sokarken silahı ağzıma, tetik yumuşuyor, okşuyorsun.
yapma bileklerimi bile yanlış dikiyorsun.
evet seni seviyorum diye bitmeyecek
ve evet yastığımda tek bir çapak bile yok sana adanan.
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden ağlıyorum...
acizim işte kabul ediyorum, hıçkıra hıçkıra ağlarken
esrar gibi çekiyorum burnumu.
yanağımı siler misin? Biraz kan kalmış.
seni öpmek, bir sigaradan nefes çekmek gibi bu son gecede, tuzlu
bir sigarayı basmaksa gözlere, sen olmayan bir cümle kurmak gibi, biliyorum
bu aşkta biraz ayrılık kalmış.
bize kalan tek renk kırmızıyken, mavi bir oğlumuz olsun isterdin, neyse
bırak annenin okuttuğu dualar avuçlarında dursun
ve sus, lütfen, içimde biraz umut kalmış.
bir rüya için ağıt yaktım, bak uçuşuyor hala külleri... yeter,
okşadığın tetiğe bas artık bende biraz can kalmış...
sana, sana diye başlayan şiirlerden birinden kayboldum.
sana ölüyorum
Böyle kanar bir olmaz'ın analistliği, böyle susar kalırsın tek sözcük suçluyorsa içnde saklandığı cümleyi
SEVMEK TANRIYI TANIMAMAZLIKTAN GELMEKTİR...
başka bişey demeye gerek var mı?
ah! acı. bir otel kâtibinin ilk kafatasıdır
kuş kanadında sinirdir, kasılır sessizliğim
söyleme, ne olur! denilmesin! bilinmesin!.
sevgilim! senin sesin
benim üvey koltukaltımdır. yağmur yağar
gıdıklanırım. ölüm ayağa kalktı, gülüyor,
geliyor, bağıracak sanırım. o zaman
özlediğimde seni bir kalça çıkarmışçasına
bir çocuk bıçaklar gibi öptüğümde seni
bir hüznü küçümser gibi öptüğümde seni
yürüyüş olur. alkışlarlar.
nasıl kör biri geceyi çoğaltır
nasıl kel biri tarak görür, üşür
nasıl bir şair artarak düşünür. öyle.
bir nedeni yok yalnızca öptüm..adlı şiirini sayfalarca olmasına rağmen belki yüzlerce kez okudum..hatta en sevdiğim bölümü ;
''İnsan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar da yapabilir. Kızmamalısın. Darılmamalısın eğer bir kardeşlik varsa aranızda. Sevgi, hoşgörü takıntıları da değil. Bir elmanın kırmızı olması, bir gülün öyle kokması,bir derdin halledilmesinin ardından gelen ferahlık kadar sıradan ve güzeldir hata yapmak da. Aşka çılgınlığın yakıştığı çağları neden unutalım? Neden tarihin çuvalına tıkalım tatlı serseriliği, az biraz sergüzeşt olmayı.
Ilımlılık mı kurtaracak insanlığı?
Alttan alma mı örtecek bunca çirkefi, zorluğu, belayı?
Demokrasi, senin saçlarından güzel olamaz. Senin yüzünden daha güzel olamaz krediler, faizler, repolar, tahviller. Dünyanın en uzun gecesi 21 Aralık değil, beni terk ettiğin gecedir. Beni üzdüğün, yorduğun, yıprattığın gecedir. Bir kabahat mi gerçekten kendi dışında birine hayranlık beslemek?! Gerçekten kırıyorsun beni, bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.''
paylaşmak istedim.